Kadınlar Neden Faldan Vazgeçemez?

Fal ile ilgili genel görüş: “fala inanma ama falsız da kalma” mantığıdır. Bu bir kaçış olabilir. Çünkü etrafta, “ay sen fala inanıyor musun? inanmıyorum fal mı baktırıyorsun? Böyle şeylere inanmayın yahu!” diye insanın üzerinde baskı kuran bir grup insan var. Böyle baskı kuran insanlar olduğu sürece bu mantık hep işleyecektir. Oysaki, bunu dedikten sonra eve gidip, “Bir düşmanın var dedi ama kimdir ki acaba? Ailede hasta var dedi ama şuanda hiç kimse hasta değil ki, neyse ben sağlığıma dikkat edeyim bu ara. Yüklü bir miktar paradan söz etti, ay hadi inşallah inşallah tez vakitte görürüm inşallah. Bir iyi bir kötü haberimin olduğunu söyledi, inşallah ilk olarak iyi haber gelir de gönlüm rahatlar.” diye kendi kendine sorular soran hatta bunları bir deftere not alan insanlar var.  Fal bakan kişi, bir kaç olayı tesadüfen doğru bildiyse o kişinin yandığının resmidir. Mahallede kadınlar arasında olay öyle bir büyür ki, sanırsınız ki kadın geleceği gören ermiş biri. 🙂

Kadınların Fal Maceraları 🙂

  • Mahallede, yolda rastlaşan kadınlar arasında geçen konuşmalar:

Kadın 1: Aaa komşu olayı duydun mu?

Kadın 2: Hayırdır komşu, hangi olaydan bahsediyorsun?

Kadın 1: Hangi olaydan olacak ayol..Aşağı mahalledeki Fatma abla vardı ya…

Kadın 2: Eee ne olmuş ona? Söylesene ayol, çatlatırsın sen insanı!

Kadın 1: Öyle bir fal bakıyormuş ki, anlata anlata bitiremediler.

Kadın 3: Fatma abladan mı bahsediyorsunuz?

Kadın 1: Sende duydun dimi?

Kadın 3: Duymam mı, duydum tabi. Aramızda kalsın da, başka şeylere de karışmış diyorlar.

Kadın 2: Yok artık daha neler kızlar. Yapmayın Allah aşkına tesadüfen bazı şeyleri bildi diye… Tövbe, sizin dilinize de düşülmeye görsün.

Kadın 1: Ay öyle deme kız, maazallah çarpılırsın falan..

Kadın 4: Komşular şimdi Fatma abladan geliyorum. Bana bir fal baktı Allah sizi inandırsın, her şeyi bildi.. Ağzım açık dinledim vallahi..

Kadın 3: Bakın işte diyorum size, başka şeylere bulaşmış diye..

Bu muhabbetin sonu doğal olarak Fatma ablada biter. 🙂 Fal olayı kadınlar arasında böyle böyle yayılır. Aslında bir halk efsanesi diyebiliriz buna. Kulaktan kulağa yıllardır süregelen bir hikaye.. 🙂 Yani kadınlar faldan vazgeçemez değil, vazgeçtirilemez. 🙂

Kız arkadaşınız fal baktırmayı çok seviyor ve buna inanıyor hatta sizi falda çıkan şeylerden dolayı, “beni aldatmışsın işte falcı söyledi, yalan söyleyecek değil ya” tarzında sizi suçluyor mu? O halde ona güzel bir sevgililer günü hediyesi almaya ne dersiniz? Bir tane falcı teyzeyle anlaşın ve  aşkınızı ona gitmesi konusunda ikna edin. Bu hem size hemde sevgilinize büyük bir hediye olacaktır. 🙂

Aşkınızı şaşırtan sevgililer günü hediyeleri ile karşınızdayız. Bizi takip etmeye devam edin. 🙂

Kıskanan İnsan Çok Mu Sever?

Günümüzün en anlamsız sorularından biri ile karşı karşıyayız. Size de sıklıkla sorulan bir soru. “Kıskanan İnsan Çok Mu Sever?”. Size de çok saçma geliyor değil mi? Seven insan elbetteki kıskanır ancak kıskançlık kesinlikle ama kesinlikle bir sevgi ölçütü değildir. Sebepleri de belli başlı şeylerdir. Kıskançlık kısıtlamak değildir. Şehirler arası bir ilişki yaşıyorsunuz diye düşünelim ve sevgililer günü yaklaşıyor. Sevgiliniz size bir hediye alamadı henüz ama biliyorsunuz ki bu sevgililer gününde de güzel bir sevgililer günü hediyesi sizin olacak. Hediyenizin geleceği günü iple çekiyorsunuz. Siz başka şehirdesiniz diye sevgilinize bu günü zehir etmeye hakkınız ne yazık ki yok. Sizin evde oturup televizyon izlemeniz onunsa o akşam arkadaşları ile playstation oynaması, sizin sık sık mesaj atmanız, eve gitmesini söylemeniz sizin onu daha çok sevdiğinizi göstermiyor. Aksine sizin onun hayatını kısıtladığınız anlamına geliyor.

Kıskanan Bir Sevgili

Bir başka örnek verecek olursak eve giriş ve çıkış saatleri belirli olan bir kızın sırf dışarı çıkamadığı için akşam saat dokuza kadar çalışan ve iş çıkışı arkadaşları ile bir yerlerde bir şeyler içen erkek arkadaşına geceyi zehir edecek derecedeki kıskançlığı da sevgi boyutunu göstermez. Bunun lugattaki tek karşılığı bencilliktir. Her zaman savunduğumuz gibi gerekli saygı olduğu sürece tüm ilişkilerde her iki tarafında özel hayata ihtiyacı vardır.Ha ben bunu anlamam, ben ne dersem onu yapacak çünkü ben görüyorsunuz onu çok kıskanıyorum, çok seviyorum diyorsanız şimdi olmasa bile en kısa zamanda mutlaka bir sorun ile karşılaşacaksınız. Kimse size sevgilinizi başka biri ile paylaşın demiyor ancak berabersiniz diye de hiç kimse size karşınızdaki insanın hayatına sonsuz karışma hakkı tanımıyor. Aşırı kıskançlığın sevgi ile alakası var yok orasını düşüneceğinize aşırı kıskançlığın ilişkiyi yıpratıp yıpratmayacağını düşünmelisiniz. Kıskanın elbette ama mantıklı şeylerden kıskanın. Bir erkeği fotoğraf makinesinden kıskanmanız sizin sevginizin boyutunu göstermez ya da bir kız arkadaşınızı pembe diziden kıskanmanız sizin sevginizin boyutunu göstermez. Hayatınızı zindan etmeyin lütfen. Her şeyi kafanızda büyütüp karşınızdakine de saldırmayın, ilişkinizi doyasıya yaşayın. 🙂

Sevgiliye En Nostaljik İletişim; Mektup

Hızla gelişen teknolojinin ilişkilere katmış olduğu bir sürü güzel şey var. İstediğiniz an sevgilinizin sesini duyabilir, ona kısa mesaj atabilir, fotoğraf paylaşabilir ya da görüntülü arama bile yapabilirsiniz. Bu da sizin özleminizi biraz olsun azaltabilir. Yani teknoloji dozunda kullanıldığında anlatıldığı gibi kötü sonuçlara sebep olmaz. Düşünsenize sevgililer günü yaklaşıyor sevgilinize hediyeyi bile teknolojinin nimetlerinden yararlanarak alacaksınız. En güzel sevgililer günü hediyesi diye aratacaksınız ve karşınıza çıkan bir sürü hediye sevgiliniz için sizin bir tık ötenizde olacak. Muazzam bir şey! Yıllar önce düşünseler herhalde bu kadar hızlı gelişeceğine inanmazlardı teknolojinin.

İletişimlerin En Samimisi; Mektup

Yıllar önce demişken… Sizin ilişkiniz ne kadar süredir var bilmiyoruz ancak bildiğimiz bir şey varki önceki yıllarda ( baya bir önceki yıllarda yani on sene öncesi değil) sevgililer mektuplar ile haberleşirmiş. Ne romantik, ne asil bir haberleşme biçimi değil mi? Mektubu yazıyorsunuz ve heyecanla okuyacağı günü bekliyorsunuz. Okuyup okumadığını dahi bilmeden hayaller kuruyorsunuz ve mektubunuza cevap gelince sevinçten çılgına dönüyorsunuz. Bunu şimdiki zamanda olan ilişkinizde yapmaya ne dersiniz? Tamam şimdiki posta hizmetleri eskiye nazaran çok daha iyi ve hızlı ancak mektubun tadı ilişkiniz için çok farklı olacak. Teknoloji kullanmadan, kağıt ve kalemin o müthiş uyumu ile içinizden geçen cümleleri kağıda dökerek sevgilinize yolladığınızı bir an hayal edin? Küçücük bir hediye ile mutluluktan havalara uçan sevgilinizi düşünün şimdi bir de? Müthiş bir fikir değil mi? Öyleyse ne duruyorsunuz. En güzelinden bir mektup yazmak için hemen elinize bir kağıt bir kalem alıyorsunuz ve başlıyorsunuz sevgilinize mektup yazmaya. İster eğlenceli bir şey yazın isterseniz romantizmin doruklarında cümleleri peşi sıra dizin görebileceğiniz tek bir şey var, o da kız arkadaşınızın çok mutlu olacağı. İddia ediyoruz ki bu jestiniz karşılıksız kalmayacak ve belki telefon ile haberleşmeye kısa bir ara bile verebileceksiniz.Sevgilinizin uzun yıllar saklayacağı güzellikteki bu jestiniz ile onu bir kez daha tavlayacaksınız. Ek olarak mektubun yanında bir de çiçek yollarsanız değmeyin sevgilinizin keyfine. Efsane olacaksınız!