Sevgililer Günü’nün Erkekler İçin Önemi

Bildiğiniz üzere her yıl 14 Şubat’ta her iki cinsi de ilgilendiren hatta iki cinsi birlikte ilgilendiren özel bir gün yaşanıyor. Tabi kimisi yaşamıyor bu özel günü. Sevgililer günü, sevgililer günü hediyesi denince nedense akla ilk önce bayanlar gelir. Reklamlarda bayanlar daha ön plandadır. Hani sadece erkekler hediye alıyorlar gibi. Aslında öyle bir durum söz konusu değil tabi ki. Sevgililer Günü iki tarafın da birbirine hediye(ler) aldığı aşklarını tazelediği özel bir gündür. Her iki taraf da hediye seçimlerinde oldukça zorlanır, acaba beğenir mi kuşkusuna kapılır, kafasında bir kaç hafta soru işaretleriyle dolaşır. Bazen sevgilisinin ağzını yoklamak ister ancak belli ederim korkusuyla pek de başarılı olamaz.

Sevgililer günü erkekler için farklı bir öneme sahiptir. Bu söyleyeceklerim için muhtemelen eleştiri alacağım bayanlar tarafından ancak benim düşüncem bu yönde yapacak bir şey yok 🙂 Erkekler kız arkadaşlarının üstüne oldukça fazla düşerler. Ve çoğu zamanda daha çok severler. Bunları söylerken Can Yücel’in bir dörtlüğü(*) geldi aklıma:

“Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.

“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.”

Ben de erkeğim diye böyle düşünüyor olabilirim ancak, Can Yücel’in de dediği gibi “Genellikle o daha az sever seni” düşüncesi hakim biz erkeklerde. Bunun asıl nedeni ise erkekler kızlar gibi değildir. Yani kendisine ilgi duyanlara karşı değil de kendi ilgi duyduklarıyla samimiyet kurmaya çalışırlar. Gel gelelim ki ilişki başladığında ilişkinin ve sevgilisinin üzerine düşen taraf olur erkekler . Bu söylediklerim genel durum göz önüne alındığında böyledir. Yani tutup da herkes böyle demiyorum, yanlış anlaşılmasın lütfen.

Bunları da bir kenara bıraktığımızda bir diğer gerçek de her ne kadar “kız evi naz evi, kızlar nazlı olurlar” deseler de erkeklerin sevgililerinin karşısında nazlı, alıngan bir varlığa dönüşmeleridir. Yaptığınız en ufak bir kalp kırgınlığı için size tüm gün trip atabilir yaptığınız şakayı dahi burnunuzdan getirebilirler.

14 Şubat Sevgililer Günü’nü bir doğum günü gibi heyecanlı bekler erkekler. Sevgilisiyle baş başa geçireceği bu özel günü haftalar öncesinden planlar. Sizin ona alacağınız hediyeyi günlerce tahmin etmeye çalışır. Hatta kendi kendiyle iddaalaşır bile. Bir yanı çok değerli bir hediye alacak beni çok sevdiğini hediyesiyle de belli edecek derken, diğer yanı da ya uyduruk bir hediye alırsa naparım ben diye düşünmesi muhtemeldir. İnsanı ve insan ilişkilerini en çok etkileyen genelde iç sesimizdir zaten.

14 Şubat gibi özel bir gününü haftalar öncesinden bekleyen, kafasında tasarlayan erkeklerin bi yannda hep hayal kırıklığı da vardır. Günler öncesinden bunu düşünerek böyle bir hayal kırıklığıyla karşılaştığında size vereceği tepkiyi dahi düşünmüştür aslında o. Ve bu tepki içinde bu olayı olduğundan daha da fazla büyüttüğü için ayrılığa kadar gidebilir. Aman diyim bayan arkadaşlar, erkek arkadaşınızı belli etmeden yoklamaya çalışın, baktınız olmuyor ne ile daha çok ilgileniyorsa ona dair bir hediye alın. Mesela sürekli futbol oyunu oynuyorsa play station ya da joystick tarzında bir hediye uygun olabilir. Emin olabilirsiniz ki oyun oynamayı seven bir sevgiliniz varsa bu hediyeleri elinden hiç düşürmeyecektir 🙂

Erkek arkadaşınızı gerçekten değerli buluyorsanız, hayatınızdan hiç çıkmasını istemiyorsanız, en önemlisi ona güveniyorsanız, ona hakettiğini düşündüğünüz değerde bir hediye almanızı tavsiye ederiz. Ufak tefek şeyler yüzünden onu üzgün görmektense biraz daha çabayla onun yüzünü neşeli görmek çok daha değerli değil midir? Parayla satın alamayacağımız ender güzelliklerden birisidir bu duygu.

Bugünkü yazımızın da sonuna geldik değerli arkadaşlar, bi dahaki yazımızda görüşmek üzere sağlıkla kalın, takipte kalın..